25 Aralık 2008 Perşembe


Halil Cibran'ın kitapları bir kaç sevdiğim şairle beraber başucumda durur. Destek aradığımda, yalnız kaldığımda yada sadece canım istediğinde açıp okurum. Bana gerçeği hatırlatır. Maddenin ötesini hatırlatır, sınırlarımın dışına çıkmama yardımcı olur. Beni daha uyumlu ve uysal yapar.

Dün akşam yine bir şeylere isyan ederken, incenik bir kadın sesi dudaklarımı kapadı. Bu Halil Cibran'ın yazarlığından başkası değildi. Sizlerle paylaşmak istedim:

"Benim umarsız dostum, eğer perişanlığının nedeni olan yoksulluğunun, sana eşitliğin bilgisini ve Yaşam'ın zihniyetini açıklayan olgu olduğunu bir bilseydin, bahtınla hoşnut ve dolgun olurdun.

Eşitliğin bilgisi diyorum; çünkü zengin servertine servet katmakla bu bilgiyi arayamayacak kadar meşguldür.

Ve yaşamın zihniyeti diyorum: çünkü güçlü kendi egemenliği ve görkemine gerçeğe giden doğru yolu izleyemeyecek kadar düşkündür.

Öyleyse sevin umarsız dostum çünkü eşitlğin dile getiricisi ve yaşamın kitabı sensin. Hoşnut ol, çünkü seni yönetenlerin içindeki erdemin kaynağı ve sana yol gösterenlerin dürüstlük anıtı sensin.

Ey benim üzüntülü dostum, seni hayatta bozguna uğratan talihsizliğin, yüreğini, aydınlatacak ve ruhunu küçümsenişin kuyusundan saygıdeğerliğin tahtına yükseltecek güç olduğunu bir görebilseydin, payına düşenle mutlu olur ve onu sana yol gösterecek ve seni akıllı kılacak bir miras gibi görürdün.

Çünkü yaşam çeşitli halkalardan oluşmuş bir zincirdir. Elem, bugüne boyun eğmişlik ile geleceğin geleceğin umudu arasındaki altın halkadır.

Uyku ve uyanıklık arasındaki alaca karanlıktır. "

2 yorum:

nur dedi ki...

Beni can evimden vurdun çocuk:)

Sevgiler

cansu dedi ki...

biliyorum :)